iflabs

BÜLTEN · İşler Değişiyor · #001

işler değişiyor

irfan yüksel · iflabs

çocukken ışığı saklardım. şimdi o ışıkta gördüklerimi paylaşmak istiyorum.

ilkokul üçüncü, dördüncü sınıftayken geceleri hayat ansiklopedisi okurdum. yatma saati geçince odamın ışığı kapının altından görünmesin diye aradaki boşluğu kıyafetlerimle kapatırdım. anneme ve babama göre uyumuş olmam gerekiyordu. oysa benim daha öğreneceklerim vardı. “işler değişiyor”un ilk sayısına hoş geldiniz. burada yapay zekâyla öğrendiklerimi, denediklerimi ve bunların hayatımdaki karşılığını paylaşacağım. neden bu kadar heyecanlandığımı anlatmak için de o çocuktan başlamam gerekiyor.

bir cevabın ardından gelen sorular

dünyanın, evrenin büyüklüğünü anlamaya çalışır, öğrendikçe daha çok şaşırırdım. bir sorunun cevabını bulmak merakımı yatıştırmaz, yenilerini getirirdi. bir sonraki sayfada ne olduğunu merak ederken uyku bekleyebilirdi.
gece lambasının ışığında ansiklopedi okuyan çocuk; merakı anlatan yapay zekâ üretimi temsili çizim.
yıllar sonra internet hayatıma girdiğinde, o çocuğun önünde yeniden kocaman bir alan açıldı. ansiklopedinin sayfaları arasında dolaşan merakım, bu kez bir bağlantıdan diğerine gidiyordu. aklıma takılan bir şeyin peşine hemen düşebiliyor, oradan hiç bilmediğim başka bir konuya ulaşabiliyordum. öğrenebildiklerimin genişliği ve hızı başlı başına heyecan vericiydi.

bir sayfa daha okumaktan bir fikir daha denemeye

şimdi kendimi yeniden benzer gecelerin içinde buluyorum. bu kez beni uyanık tutan, öğrendiğim bir şeyin ardından gelen başka bir düşünce: “bununla aklımdaki şu fikri de yapabilirim.” yapay zekâyla ilişkim 2019’da, içinde yer aldığım bir proje vesilesiyle başladı. o günden bugüne hayatımdaki yeri büyüdü. özellikle son birkaç yılda, öğrenebildiklerimin yanına deneyebildiklerim, üretebildiklerim, hayata geçirebildiklerim eklendi. mesela yıllardır “şöyle bir şey olsa ne güzel olur” dediğim fikirlerden birini bugün bir startup’a dönüştürmek için çalışırken buldum kendimi. tek başıma. üstelik bu bir yazılım projesi ve ben yazılım alanında teknik eğitim almadım. şimdi yapay zekâ araçlarıyla öğrenerek, deneyerek projeyi belli bir aşamaya kadar ilerletmek için çalışıyorum. proje olgunlaştıkça konunun uzmanlarının da katılacağı bir çalışma düşünüyorum. ama bugün fikrimi somutlaştırmaya başlayabilmek, üzerine konuşabileceğimiz ve birlikte geliştirebileceğimiz bir şey ortaya koyabilmek benim için büyük bir değişim. bir yandan bu yeni düzeni anlamaya çalışıyorum. araçları tanıyor, neyi iyi yaptıklarını, nerede yanıldıklarını, onlarla nasıl çalışabileceğimi öğreniyorum. diğer yandan öğrendiklerim, aklımdaki projeleri değiştiriyor. bir fikir başka bir ihtimale kapı açıyor; uzun zamandır bekleyen bir düşünce, hiç hesapta olmayan bir yönde gelişiyor. çocukken bir sayfa daha okumak isterdim; şimdi bir fikri daha denemek istiyorum. uyku saati konusunda çok ilerlediğimi söyleyemeyeceğim.
motokaravanın içinden gün doğumu; ön planda bilgisayar ve klavyedeki eller. yapay zekâyla hazırlanmış temsili çizim.

bu bültende sizi neler bekliyor?

“işler değişiyor” biraz da bu yolculuğu paylaşmak için doğdu. burada attığım adımları, takıldığım yerleri, yaşadığım heyecanı ve denemelerimin sonuçlarını anlatacağım. işe yarayanları da, beklediğim gibi gitmeyenleri de. herkesin kendine uygun bir başlangıç bulmasını istiyorum. henüz başlamadıysanız, gündelik hayatta deneyebileceğiniz küçük ve anlaşılır örneklerle ilerleyeceğiz. ne sorulur, nasıl denenir, çıkan sonuca ne kadar güvenilir? kullanıyor ama “daha neler yapabilirim?” diyorsanız, farklı yöntemleri, yeni fikirleri ve kendi denemelerimden öğrendiklerimi paylaşacağım. takip etmeye değer bulduğum gelişmelerin hayatımızda neye karşılık gelebileceğine bakacağız. kendi işinize ya da çalıştığınız firmaya taşımak istiyorsanız, biraz daha derine ineceğiz. hangi işten başlamalı, ekip bunu nasıl kullanmalı, gerçekten zaman kazandırıyor mu, maliyeti ne, veriler nasıl korunmalı, nerede insanın kontrolü gerekiyor? zaman zaman üçünün arasında gidip geleceğiz. ben de öyle yapıyorum.

pazar günleri buluşalım

bundan sonra pazar günleri burada buluşacağız. bu ilk mektup için pazarı bekleyemedim; başlama heyecanını hemen sizinle paylaşmak istedim. o yüzden bugün gelen bu sayıyı küçük bir açılış olarak kabul edin. sizin aklınızda ne var? uzun zamandır beklettiğiniz bir fikir de olabilir, her hafta “bunun daha kolay bir yolu olmalı” dediğiniz bir iş de. bu e-postayı yanıtlayıp bana yazın; merak ediyorum. belki sonraki sayılardan birinde tam da oradan başlarız. görüşmek üzere, İrfan